Naci Görür’den Yedisu Fayı Uyarısı: Deprem Riski Giderek Yaklaşıyor


Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Doğu Anadolu’da yer alan Yedisu Fayı için dikkat çeken bir açıklama yaptı. Fay hattının uzun süredir enerji biriktirdiğini vurgulayan Görür, “Eli kulağında” ifadesiyle olası büyük depreme karşı uyarıda bulundu.


Naci Görür’den Deprem Uyarısı: Yedisu Fayı Gergin ve Sessiz

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabı ve katıldığı yayınlar aracılığıyla Türkiye’deki aktif fay hatlarına dair değerlendirmelerine devam ediyor. Son açıklamasında özellikle Yedisu Fayı’na dikkat çeken Görür, bu fay segmentinin uzun süredir büyük bir sismik aktivite göstermediğini ve bu durumun tehlikeye işaret ettiğini belirtti.

Görür, “Yedisu Fayı üzerinde 1784 yılından beri büyük bir deprem yaşanmadı. Bu da segmentin stres biriktirdiğini ve kırılmaya hazır hale geldiğini gösteriyor. O bölge için ne yazık ki ‘eli kulağında’ diyebilirim,” ifadelerini kullandı.


Yedisu Fayı Nedir, Nerede Yer Alır?

Yedisu Fayı, Doğu Anadolu Fay Zonu içerisinde yer alan önemli bir segmenttir. Erzincan ile Bingöl arasında uzanan bu fay hattı, hem jeolojik hem de tarihsel veriler açısından Türkiye’nin en kritik sismik kuşaklarından biridir.

Yedisu segmenti:

  • Erzincan’ın doğusundan başlayarak Karlıova’ya kadar uzanır
  • Doğu Anadolu Fayı’nın kuzeybatı ucunda yer alır
  • 1784 yılında meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki son büyük depremle kırılmıştır
  • Yaklaşık 240 yıldır suskundur, bu da potansiyel riskin arttığını gösterir

Jeologlara göre bu suskunluk, fay hattının enerji biriktirmeye devam ettiğini ve kırılma anının her geçen gün yaklaştığını gösteriyor.


Olası Bir Depremde Hangi Bölgeler Etkilenecek?

Naci Görür’ün uyarısı yalnızca Yedisu merkezli bir risk değil, aynı zamanda çevre illeri de ilgilendiriyor. Çünkü fay hattının kırılması durumunda çevresindeki yerleşim yerleri şiddetli sarsıntılardan etkilenebilir.

Depremden etkilenebilecek iller arasında:

  • Bingöl
  • Erzincan
  • Tunceli
  • Erzurum’un güney kesimleri
  • Elazığ’ın doğu bölgesi
  • Muş’un kuzeyi

yer alıyor. Bu bölgelerde yapı stokunun güçlendirilmesi ve deprem bilincinin artırılması gerektiği sürekli olarak vurgulanıyor.


Görür: “Yerel Yönetimler Derhal Önlem Almalı”

Prof. Dr. Görür, açıklamalarında yalnızca bilimsel uyarılarla kalmıyor, aynı zamanda yerel ve merkezi yönetimlere çağrıda bulunuyor. Özellikle belediyelerin kentsel dönüşüm, acil durum planları ve toplanma alanları konularında daha proaktif olması gerektiğini söylüyor.

“Bugün alacağımız önlemler, yarın can kayıplarını önler. Bu tür fay segmentleri için kapsamlı bir mikrobölgeleme çalışması yapılmalı. Yerel yönetimler risk haritasını güncelleyip halkı bilgilendirmeli.”

Görür’e göre deprem olduktan sonra yapılan müdahale değil, öncesinde yapılan hazırlık hayat kurtarıcıdır.


Bölgedeki Deprem Geçmişi Ne Söylüyor?

Tarihsel deprem kayıtları, Yedisu segmentinin periyodik olarak yıkıcı depremler ürettiğini ortaya koyuyor. 1784 yılında meydana gelen deprem sonrası bölgede büyük bir yıkım yaşanmış, binlerce insan hayatını kaybetmişti.

Bu veriler, 200 yıldan uzun süredir kırılmamış bir fayın tehlikeli derecede enerji biriktirdiğini ve bilimsel olarak artık risk bölgesine dönüştüğünü doğruluyor.

Deprem uzmanları bu tür suskun fayların “gecikmiş tehlike” taşıdığı konusunda hemfikir.


Afet Hazırlığı ve Bireysel Sorumluluklar

Yedisu Fayı’na dair yapılan uyarılar, sadece yöneticiler için değil vatandaşlar için de önem taşıyor. Afetlere karşı bireysel hazırlık her bireyin sorumluluğunda yer alıyor.

Uzmanlara göre vatandaşların yapması gerekenler:

  • Bulundukları binanın depreme dayanıklılığını kontrol ettirmek
  • Aile afet planı oluşturmak
  • Acil durum çantası hazırlamak
  • Toplanma alanlarını öğrenmek
  • Deprem anında doğru davranışları bilmek

Bu önlemler, olası bir deprem anında hem bireysel hem toplumsal zararların en aza indirilmesine katkı sağlayabilir.

Back To Top